Michel Foucault, panoptikonu bireylerin özgürlüğünü kısıtladığı ve onları görünmez normlar hapishanesinde yaşamaya zorladığı için eleştirmiştir
Foucault'ya göre panoptikon, bireylerin davranışlarını içselleştirilmiş gözetimle sürekli denetim altında tutmayı hedefler. Bu durum, fiziksel cezalandırmaya gerek kalmadan bireylerin kendi üzerlerinde denetim kurmalarına yol açar
Foucault, panoptikonun sadece bireyleri baskı altına almakla kalmadığını, aynı zamanda onların düşüncelerini, davranışlarını ve kimliklerini biçimlendirdiğini savunur
Ayrıca, panoptikonda bireylerin yaşam biçimlerinin belirli normlar çerçevesinde olması gerektiği ve bu normlara uymayanların "uyumsuz", "anormal" ve "öteki" olarak damglandığı eleştirisi de yapılmıştır
Foucault'nun panoptikon eleştirisinin temelinde, bireylerin öznel deneyimlerini yaşayamadıkları ve kimliklerinin dayattığı sınırları aşamadıkları görüşü de yer alır
Michel Foucault'nun savunduğu bazı temel fikirler şunlardır: Hakikat ve bilgi: Hakikat, iktidar ilişkileri ile iç içe geçmiş bir prosedürdür ve tarihsel süreç içinde değişir. İktidar: İktidar, her yerde var olan ve karmaşık stratejik süreçlerle işleyen bir yapıdır; merkezi bir otorite gerektirmez ve direnişle bir arada var olur. Özne: Özne, toplumsal ilişkiler ve söylemsel pratikler içinde oluşur; faillik ve nedensellik atfedilemez. Disiplinci iktidar: Modern iktidar, bireyleri normalleştirici ve denetleyici bir yapı ile kontrol eder; bu, panoptikon gibi mimari yapılarda ve toplumsal kurumlarda kendini gösterir. Kendilik etiği: Bireyler, kendi yaşamlarını bir sanat eseri gibi şekillendirebilir ve ahlaki özneler haline gelebilir. Foucault, aynı zamanda Marksizm ve varoluşçuluk gibi akımlara karşı çıkmış, Nietzsche ve Heidegger'in düşüncelerinden etkilenmiştir.
Habermas ve Foucault, toplumdaki güç doğasını daha iyi eleştirenin kimin fikirleri olduğu hakkında tartışmaktadır: Jürgen Habermas, "iletişimsel akılcılık" ve "tartışma ahlakı" fikirlerini savunur. Michel Foucault ise "güç analizi" ve "soyağacı" fikirlerini öne sürer. Bu tartışma, güç, akıl, ahlâk, modernite, demokrasi, sivil toplum ve sosyal eylem gibi konuları kapsar. Habermas ve Foucault yüz yüze tartışma yapmamışlardır; tartışmaları, metinler ve takipçileri aracılığıyla sürmüştür.
Foucault'ya göre hapishane ve fabrika arasındaki benzerlik, her iki kurumun da on dokuzuncu yüzyıl sanayi kapitalizminde öne çıkan disipliner iktidar modellerini uygulaması nedeniyledir. Foucault'ya göre bu disipliner iktidar modelleri şu şekilde açıklanabilir: Hapishane. Fabrika. Bu nedenle Foucault, modern toplumun işleyişinde hapishanelerin, fabrikaların, okulların, kışlaların ve hastanelerin birbirine benzediğini ve bu kurumların hepsinin hapishaneye benzeyebileceğini savunur.
Michel Foucault'nun "Disiplin ve Ceza" adlı eseri, modern çağda batıda uygulanan cezalandırma sistemlerini sosyal ve teorik açıdan irdeler. Foucault'ya göre hapishaneler, suçluları hümaniter bir anlayışla cezalandırmak amacıyla yaratılmamıştır. Eserde ele alınan bazı konular: Kültürel değişimler ve suç algısı: Kültürel değişimler, neyin suç olup olmadığını etkiler. İktidarın beden üzerindeki etkisi: İktidar, bedeni işkence edilen bir formdan çıkararak disiplinize eder. Panoptikon metaforu: Panoptikon, bireylerin davranışlarını düzenleyen ve onları uyumlu hale getiren bir mekanizmadır. Zamansallaştırma: Bireylerin düşünce, tutum ve davranışları, zamanın sosyal düzenlenmesi içinde disiplin ve kontrol edilir. Foucault, iktidarın doğrudan baskı yoluyla değil, bilgi, gözetim ve normlar aracılığıyla işlediğini savunur.
Michel Foucault'nun yorumuyla biyopolitika, modern toplumlarda "özne"yi kuran ve dönüştüren bir mekanizma olarak iktidarı, iktidarı kuran ve sürdüren enstrümanları ve iktidarın işleyişini çözümlemek üzere geliştirilen açıklamaların adıdır. Biyopolitika, yaşamın yönetimi üzerine odaklanır ve iktidarın, nüfusları kontrol etme ve yönlendirme biçimlerini inceler. Foucault'ya göre biyopolitika, 18. yüzyıldan itibaren gelişmeye başlayan kapitalizmin, ilk olarak iş gücündeki üretici kuvveti sosyalleştirmesiyle önem kazanmıştır. Foucault, biyopolitikanın eski disiplinci iktidar modeline göre baskıcı ve sınırlandırıcı olmadığını, aksine bedeni güçlendirmek, koordine etmek ve denetlemek zorunda olduğunu belirtir. Ancak Foucault, insan bedenini yaşatma üzerinden şekillenen biyopolitikanın, ırkçı düşünce yapısında, ölüm ve öldürme eylemlerini de kullanabildiğini ifade eder. Biyopolitika terimi, ilk kez Foucault tarafından 1974'te bir derste kullanılmıştır.
Foucault'ya göre özne, toplumu, iktidar ilişkilerini ve bunların tarihini her alanda yaşayan ve yaşatan aktif eyleyenleri anlatır. Öznenin bazı özellikleri: Tarihsel ve koşullu: Özne, verili bir konjonktür içinde bütün tanım ve sınırlarıyla var edilir ve sürekli bir değişim ve oluşumun sonucudur. İktidarla ilişki içinde: Özne, iktidar tarafından şekillendirilir ve aynı zamanda iktidarı yeniden üretir. Kendilik pratikleri: Özne, kendi kendini denetler, dönüştürür ve iç ve dış dünyasını organize eder. Çoklu söylemlerin ürünü: Farklı tarihsel kesitlerin söylemleri ve iktidar yapıları, birbirinden farklı özneler yaratır. Foucault, özne kavramını bedenden ve iktidardan ayrı düşünmez; iktidar, öznenin bedeni üzerinden değerlerine, söylemlerine ve davranışlarına etki eder.
Foucault'ya göre iktidar, çok boyutlu ve karmaşık bir yapıya sahiptir; yalnızca devlet veya mülkiyet üzerinden değil, aynı zamanda güç ilişkileri ve stratejik etkileşimler üzerinden de anlaşılır. Bazı temel özellikleri: Her yerde varlık: İktidar, her yerde bulunur ve çeşitli mikro iktidarlardan makro iktidarlara kadar farklı biçimlerde ortaya çıkar. Üretkenlik: Yaşamı destekleyen ve güçlendirmeye yönelik bir yapıdır; pozitif bir güç olarak bireyleri disipline eder ve nüfusun düzenlenmesini sağlar. İlişkisellik: Davranışları ve olası sonuçları yönlendiren bir strateji olup, iki güç ilişkisi arasında karşılıklı bir etkileşim ve yapılandırma biçimidir. Bilgi ile ilişki: İktidar, bilgi üretir ve bu bilgi, iktidarın etkilerini yaratır; bilgi ve iktidar birbirini karşılıklı olarak belirler. Foucault'ya göre iktidar, yalnızca özgür özneler üzerinde ve onların özgürlüğü çerçevesinde işleyebilir; bu nedenle iktidarı kötü olarak görmek yerine, onun yönetim ve yapılandırma ilişkisinin tek yönlü hale geldiği durumlarda tahakküm olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur.
Eğitim
Gözlemde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Genelgeçer bilgi nedir felsefe?
Güneş'in gökyüzündeki konumu nasıl değişir?
Güney Cephesinde hangi devletlerle savaştık 4. sınıf?
Gezegenlerin uyduları olduğundan bahsedilir mi?
Gevher nesibe şifahanesinde hangi bölümler var?
Grafen elementinin spekt analizi nasıl yapılır?
Golgi aparatı hangi hücrelerde bulunur?
Fosiller hangi bilim dalına katkı sağlar?
Gülhane'de akademi ne iş yapar?
Güneş tutulmasında hangi alet kullanılır?
Gravite ve gravity aynı mı?
Fizyopatoloji kitabı ne anlatıyor?
Gazoz hangi karışıma örnek?
Gençliğe hitap ne anlatmak istiyor?
Gazi Anadolu Lisesi Bursa'nın en iyi lisesi mi?
Hal değiştirme ısısı neye bağlıdır?
Gezegen mesafeleri neden astronomik birimle ölçülür?
Gün ve gece nasıl oluşur?
Gruplar kaça ayrılır?
Grafik tasarım memuru hangi kuruma atanır?
Glikojen ve glikozun yapısında hangi elementler bulunur?
Fleksiyon ve ekstansiyon hangi eksende?
Güneş ve yıldız arasındaki fark nedir?
Halk eğitim kursları hangi sertifikaları veriyor?
Glikojen sentaz ne işe yarar?
Haliç'te online sınav nasıl oluyor?
Güneş tutulmasında Ay neden tam olarak Güneş'i örter?
Fosfolipid ve fosfatidilkolin aynı mı?
Glisin hangi kimyada kullanılır?
Gazete haberciliği ne zaman başladı?
General ve komutan arasındaki fark nedir?
Gezegenler neden hızlanır?
Geometrinin ilacı PDF nereden indirilir?
Görsel iletişim ve görsel anlatım arasındaki fark nedir?
Giriş kuvveti ve yük kuvveti aynı şey mi?
H ve He elementleri neden özel?
Genleşme hangi fizik konusu?
Gökyüzünde gezegenleri nasıl görürüz?
Glikojenoliz nedir?